12 Aralık 2008 Cuma

Özel Ders ve Eğitim Sektörü

Özel ders ve özel dersin açılımı konusuna geçmeden önce Türkiye'de eğitim sektörü ve bu sektöre verilen önemden kısaca bahsetmekte fayda var. Çünkü eğitime anlayışı güçlü olan bir ülkede eğitmenler de öğrenciler ile kolaylıkla iletişim kurabilir. Fakat ülkede yaşanan eğitim anlayışı karmaşası ve sistem belirsizliği eğitmenlere doğrudan yansıyacaktır. İşte Türkiye'de eğitimden sorumlu bakanlık olan Milli Eğitim Bakanlığının yaşadığı bu karmaşa yüzünden kimi ara sınıflarda eğitmenler öğrencilere neyi nasıl öğreteceklerini bilmiyorlar. Daha doğrusu onlar da kararsız, öğrencileri sınav sistemine göre mi hazırlamalılar, yoksa Milli Eğitim Bakanlığının belirttiği yönde mi...

Aslında bu karmaşayı yaşayan eğitmenler öğrencilere bilgi aktarımında zorluk yaşarken öğrenci de direk bu durumdan etkilenmektedir. Hal böyle olunca okulda alınan derslerin ve öğretmenler ile olan ilişkilerin bir önemi kalmıyor. Öğrenci direk dershane merkezli olarak sınavlara hazırlanıyor, okula gitmiş olmak için gidiyor. Tabi bu süreçte yaşadığı bu karmaşanın ona eksi getirileri olacak. Hal böyle iken de o eksiklerini dershane öğretmenlerinden de gideremeyince en kolay ve en sağlam yöntem olan özel derse başvuruyor. Bu durumda özel ders alarak açığını kapatmak isteyen öğrenciyi haksız bulmak yanlış olabiliyor.

Peki ama öğrencinin en son ve en sağlam tercihi olan özel ders neden bir anda tercih sebebi olabiliyor. Aslında özel ders sisteminin ana tercih sebebi sadece milli eğitim bakanlığının eğitim anlayışı karmaşası değil elbette. Burada öğrencini özel dersler ile okulda ve dershanede öğrenemediği tam olarak kavrayamadığı konuları kolaylıkla kavraması söz konusu. Yani özel ders öğrencinin, var olan eğitim karmaşasına bir karşı hareket olduğu gibi, kendini tanıyarak doğru öğrenme yönetmi için bire bir aldığı destektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder