5 Mayıs 2012 Cumartesi

Sıvav sürecinde öğrenci-veli ilişkileri

Sınavlara hazırlık sürecindeki en büyük sıkıntılardan biri de öğrenci – veli ilişkilerindeki gerginliktir. Çoğu zaman sebebi bile belli olmayan tartışmalardan dert yanar velilerimiz… Aynı durum öğrenciler için de geçerlidir.  Gelin öncelikli olarak bu tartışmaların sebebini belirleyelim; 11. sınıfın sonlarından itibaren gerek dershane araştırması ve seçimi, gerek tatillerin öğrencinin ders programına göre yapılması, gerekse eğitim ödemeleri ve bunun gibi birçok konuda aile de düzenini öğrencinin sınava hazırlık sürecine göre şekillendiriyor. Bir müddet sonra hane de herkes sınavdan bahseder yada sınavı düşünür oluyor.

Ancak çoğu ebeveyne göre çocukları sınava hazırlık hususunda çok duyarsız yada gereğinden fazla rahat. Bu yazıyı okuyan birçok velinin “biz çocuktan daha da çok heyecanlıyız” dediğini duyar gibi oluyorum. İşte sorun da tam olarak burada başlıyor. Sizler öğrenci için uğraştıkça, o da bu sorumluluğun altında eziliyor. Çevredeki herkesin kendilerinden bir beklentisi olduğunu görüyor. Sizler her ne kadar ona bu noktada bir baskı uygulamasanız da onlar bu baskıyı birçok sebepten üzerlerinde hissediyorlar. Sanki patlamaya hazır bir bomba gibi etrafta dolaşıyorlar. Adeta havadan nem kapıyorlar. Sizlerde ona sınav hususunda bırakın nasihat vermeyi “Dersler nasıl gidiyor?” diye sormaya bile çekiniyorsunuz.

Sanırım çoğunuz bu sorunları yaşıyorsunuz. Peki çözüm nedir…. Cevap : Üzgünüm ama tam olarak çözüm şudur yada budur diyemeyiz. Aslında kimse çözümü söyleyemez… İşin doğrusu geceleri sizi uyutmayan bebeğiniz büyüdü. Çok değil birkaç sene önce işten eve döndüğünüzde sizinle oynamak için can atan, içeri girer girmez yanınıza koşan, dinlenmek için oturduğunuzda omuzlarınıza tırmanan ve size her türlü hokkabazlığı yapan o sevimli çocuk yavaş yavaş sevimliliğini kaybetmeye başladı. Artık işten eve döndüğünüzde odasından çıkmayan, yemekte yüzünü yarım saat görebildiğiniz bir çocuğunuz var. Tatil günlerinde sizinle vakit geçirmek istemeyen, sürekli uydurduğu bahanelerle sizden uzaklaşan ve arkadaşlarıyla vakit geçiren bir genç…. Evet artık karşımızdaki kişi bir ergen. Tam kimlik oluşumu evresinde… tam duygularını en yoğun yaşadığı bir süreçte… tam durup dururken ağlamak istediği, etrafındaki herkesin kendisine sürekli eleştirel gözlerle baktığını düşündüğü ve bu nedendendir ki saçının bir teli için aynanın karşısında dakikalarını harcadığı bir dönemde…

Tam da bu dönemde karşılarına hayatlarının en önemli sınavı çıkıyor ve bu sınava göre geleceklerinin belirleneceği söyleniyor. Sizler onlara bir sorumluluk vermeseniz de bu sorumluluğu çocuklarınıza sınav ve gelecek kaygısı yüklüyor.


İşte bu dönemde bizlere düşen nedir biliyor musunuz? Bebeğimizi korumak, kollamak, ona yol göstermek. Görüştüğüm bir çok baba “Oğlumla arkadaş gibiyim” diyor. Hayır, onun arkadaşa ihtiyacı yok. Yeterince arkadaşı var zaten. Kendisini anlayacak, koruyacak ve yol gösterecek bir yetişkine ihtiyacı var.
Bunu yaparken ona bu sınavın önemi olmadığını söylemeyin, inanmayacaktır.  Doğru değildir de. Onunla empati kurun. Onun hissettiklerini hissetmeye çalışın ve onu anladığınızı söyleyin. “Sınav çok önemli. Ama hayattaki en önemli şey değil…her şey bir yana senden daha önemli değil. Biliyorum, üzerinde büyük bir yük hissediyorsun. sana bu yükü hissetme yada önemseme demeyeceğim. Çünkü yük gerçekten de ağır bir yük. Ancak bu yükü tek başına taşımana da izin veremem. Sana bu yükü taşımanda ben de yardımcı olacağım. Başaramazsak (özellikle biz ifadesini kullanın) hatalarımızdan ders alır ve seneye tekrar deneriz.” Tarzı bir konuşma onu anladığınızı gösterecektir. Ve onun içinde bir ferahlık sağlayacaktır. Bu tarz konuşmaları fazla abartmadan belli aralıklarla gelişi güzel ortamlarda yapmaya çalışın. Konuşmaları belli bir standarda bağlarsanız formaliteden olduğunu düşünecektir. Burada önemli olan onunla gerçektende empati kurabilmeniz ve onu anlayabildiğinizi göstermenizdir.

Bunu yaptığınızda aranızdaki gerginliğin azaldığını hatta henüz yolun başındaysanız hiç başlamadığını göreceksiniz. Çünkü artık onu anlayan bir yetişkin var, geleceğin belirsizliğinde elinden tutacak biri var, karar verme aşamasına geldiğinde rehber olacak, alınan doğru veya yanlış kararların sorumluluğunu paylaşacak biri var….

Çocuğunuzun gözünde artık; iyi ki siz varsınız...
BOĞAZİÇİ EĞİTİM GRUBU
Tel:  0 532 608 09 09
Talha Doğan
Ayrıca aşağıdaki sitelerden de iletişime geçebilirsiniz.
Dersİsteyen.com
Ozelders.gen.tr